Zamanın birinde,
Yağmuru ardımıza alıp fırtınaya doğru mu koşmuştuk?
Tam hatırlamıyorum şimdi...
Bildiğim tek şey, hiç birimiz artık eskisi gibi değiliz.
Ne olduğunu anlayamadan büyüdük.
Büyüdü bizimle birlikte;
İsteklerimiz, tutkularımız, korkularımız...
Öylesine utanıyoruz ki zayıf görünmekten,
Gözyaşlarımızı bile gizliyoruz kendimizden.
Oysa daha dün çocuktuk.
Çamurdan pasta, tahtadan arabaydı tozlu sokaklardaki hayallerimiz.
Çok sonra öğrendik hayal duvarlardan kendimize kocaman hapishaneler inşa etmeyi,
Zindanlarımızda kendimizi sonsuzluğa hapsetmeyi...
İçimizde parıldayan güneş, hala onu ilk koyduğumuz yerde.
Çoktan bıraktım ben artık büyümeyi...
Çanakkale - Sarıçay (Tahta Köprü) 1996
27.11.2014
15.11.2014
9.11.2014
Yeniden
Bu acıdan kurtulmak için kalbimden vazgeçerim.
Sen yoksan eğer, söyle ben neredeyim?
İkimiz birlikteyken tamamdık,
Zamansızlığa inat biz hep VARdık...
Şimdi yeniden en başa dönsek,
Aynı gün, aynı yer, aynı saatte karşılaşsak seninle.
Yıllardan mutluluk, aylardan aşk olsa...
Karlı bir havada, içimizin sıcaklığında,
Garip bir günün akşamında görsem ilk kez seni.
Gözlerine baksam önce ve hayran kalsam sözlerine.
Elini tutup bir daha asla bırakmak istemesem.
Seni düşlesem, her şeyden çok sevsem.
Söyle,
Bir hayatın daha anlamını arar mısın benimle?
Zamansızlığa inat biz hep VARdık...
Şimdi yeniden en başa dönsek,
Aynı gün, aynı yer, aynı saatte karşılaşsak seninle.
Yıllardan mutluluk, aylardan aşk olsa...
Karlı bir havada, içimizin sıcaklığında,
Garip bir günün akşamında görsem ilk kez seni.
Gözlerine baksam önce ve hayran kalsam sözlerine.
Elini tutup bir daha asla bırakmak istemesem.
Seni düşlesem, her şeyden çok sevsem.
Söyle,
Bir hayatın daha anlamını arar mısın benimle?
4.11.2014
Adın
Başladığım her cümle, sana doğru umutsuz bir yolculuk,
Belki de bu yüzden yazmaktan kaçışım.
Sığınmayacağım umutsuzluğun çıkmaz sokaklarına...
Kalmayacağım karanlıkta...
Ama biliyorum, artık çağırabildiğim tek şey adın,
Yazsam da, yazamasam da...
Belki de bu yüzden yazmaktan kaçışım.
Sığınmayacağım umutsuzluğun çıkmaz sokaklarına...
Kalmayacağım karanlıkta...
Ama biliyorum, artık çağırabildiğim tek şey adın,
Yazsam da, yazamasam da...
27.10.2014
Hayat ve Müzik
Hayatın sesini aç bugün,
Düşlerin müziğin olsun.
Kendi notalarında dans ederken,
Bulacaksın kaybettiğin her şeyi.
Ve göz yaşların olacak,
Mutlulukların da elbet...
Sana ait ne varsa gökyüzünün altında
Göğsünde sıkıca tut, bırakma...
Düşlerin müziğin olsun.
Kendi notalarında dans ederken,
Bulacaksın kaybettiğin her şeyi.
Ve göz yaşların olacak,
Mutlulukların da elbet...
Sana ait ne varsa gökyüzünün altında
Göğsünde sıkıca tut, bırakma...
19.10.2014
Manzara
Uçsuz bucaksız bir deniz,
Ay ışığında oynaşan dalgalar,
Geceye akan rüzgarın sakin esintisi,
Bir de yıldızlar eklenince manzaraya
Gel de aşık olma bu hissiz dünyaya...
Ay ışığında oynaşan dalgalar,
Geceye akan rüzgarın sakin esintisi,
Bir de yıldızlar eklenince manzaraya
Gel de aşık olma bu hissiz dünyaya...
13.10.2014
Cevapsız
Yalnızız kalabalığımızda,
Gel desem,
Sen desem,
Ne olur ki bunun sonu?
Hiç bilemem...
Hepken hiçiz bir anda,Adınla başlayan her yeni güne milat desem,
Gel desem,
Sen desem,
Ne olur ki bunun sonu?
Hiç bilemem...
9.10.2014
Kişiye Özel Bir Yazı
Yolculuğunuzun kilit noktalarında bazı insanlar vardır. Hayatınızda oldukları için mutlusunuzdur. Size anlam katarlar. Anlamınızı anlamanıza yardımcı olurlar belki de. Benim yolculuğumda olan, çok önemli birkaç kişiden biri için yazdım bugün bu yazıyı. Hayatın zamansızlığını bildiğimden, henüz yazabiliyorken yazmak istedim çünkü.
İlk karşılaşmamızdaki nezaketi ve içtenliği, kendisini tanıdığım yıllar boyunca hiç değişmedi. Çevresine olduğu kadar kendisine de duyduğu saygıdan dolayı olsa gerek, hayata karşı naif bir duruşu var her zaman. Kırıcı olmaktan kaçındığı kadar kırılgandır aslında. Derin düşünceleri, engin bilgileriyle birleştiğinde bize kendi üslubuyla ve ustaca anlattığı her şeyi dinlemek büyük bir keyif .
En sevdiği çiçek her ne kadar zambak olsa da, asla unutamaz annesinin bağ evinde yetiştirdiği o muhteşem güzellikteki devasa begonvili. Belki bu yüzdendir kendisinin yaşadığı şehirde iklimi hiç elverişli olmasa da, inatla ve inançla bir begonvil yetiştirme isteği. İlk kez ondan duydum reçelin kirece yatırılarak yapılabileceğini. Hasan Tahsin'in gerçek adının Osman Nevres olduğunu da. Halikarnas Balıkçısının hayat öyküsünü ondan dinlemek ayrı bir zevkti. Badem ağaçlarının mis gibi kokusunu duyduk çocukluk anılarında. Öylesine içten anlatır ki; gökyüzü bile üşenmez, her gece üzerine serilir tüm yıldızlarla. Bir erkeğin annesine duyduğu tarifsiz bağlılık sarar içinizi. Sevginin yalınlığını, uçsuz bucaksız sınırlarını tanırsınız coşkuyla anlattıklarında. İki tarafı ağaçlarla bezeli uzun bir yolda yürürüz kimi zaman. Bazen de Ay Işığı Sonatı'nın hikayesinde geziniriz merakla. Onunla yola çıktığımızda ise, biliriz yolun sonuna kadar ne olursa olsun bizimle birlikte olacağını.
Bir öğretmen olsaydı eminim ki aydınlık bir nesil, başarılı insanlar kazandırırdı dünyaya. Öncelikle, baş harfi "saygı" ile başlayan kelimeler öğretir; hayatı sorgulayan, kendisine inanan, güçlü kişilikler yetiştirirdi.
Bu blogu açma fikri de kendisine aitti. Yıllardır yazmamış olmanın verdiği eksikliği anımsattı bana. Hiç kimse okumasa da kendim için yazmamı öğütledi. Her gün yazmasam bile, illa ki aklının bir kenarındayım okumak için, ya yazmışsam?
Hayat, dostça bir dokunuşla daha anlamlı. Belki telgrafın tellerine kuşlar konar, kuştan korkan da darı ekmez... Sizin anlamınız, yeriniz, değeriniz bambaşka. Bu duygu, bizde asla değişmez...Telaşlısınız desek de, sizi ofise elinizde poşetlerle giriyorken seviyor gibi gözüksek de :) , anlatmaya çalıştığım nedenlerden dolayı da sevmekteyiz. İyi ki varsınız, hayatımızda hep var olun.
Sevgiyle ve bizimle kalın...
İlk karşılaşmamızdaki nezaketi ve içtenliği, kendisini tanıdığım yıllar boyunca hiç değişmedi. Çevresine olduğu kadar kendisine de duyduğu saygıdan dolayı olsa gerek, hayata karşı naif bir duruşu var her zaman. Kırıcı olmaktan kaçındığı kadar kırılgandır aslında. Derin düşünceleri, engin bilgileriyle birleştiğinde bize kendi üslubuyla ve ustaca anlattığı her şeyi dinlemek büyük bir keyif .
En sevdiği çiçek her ne kadar zambak olsa da, asla unutamaz annesinin bağ evinde yetiştirdiği o muhteşem güzellikteki devasa begonvili. Belki bu yüzdendir kendisinin yaşadığı şehirde iklimi hiç elverişli olmasa da, inatla ve inançla bir begonvil yetiştirme isteği. İlk kez ondan duydum reçelin kirece yatırılarak yapılabileceğini. Hasan Tahsin'in gerçek adının Osman Nevres olduğunu da. Halikarnas Balıkçısının hayat öyküsünü ondan dinlemek ayrı bir zevkti. Badem ağaçlarının mis gibi kokusunu duyduk çocukluk anılarında. Öylesine içten anlatır ki; gökyüzü bile üşenmez, her gece üzerine serilir tüm yıldızlarla. Bir erkeğin annesine duyduğu tarifsiz bağlılık sarar içinizi. Sevginin yalınlığını, uçsuz bucaksız sınırlarını tanırsınız coşkuyla anlattıklarında. İki tarafı ağaçlarla bezeli uzun bir yolda yürürüz kimi zaman. Bazen de Ay Işığı Sonatı'nın hikayesinde geziniriz merakla. Onunla yola çıktığımızda ise, biliriz yolun sonuna kadar ne olursa olsun bizimle birlikte olacağını.
Bir öğretmen olsaydı eminim ki aydınlık bir nesil, başarılı insanlar kazandırırdı dünyaya. Öncelikle, baş harfi "saygı" ile başlayan kelimeler öğretir; hayatı sorgulayan, kendisine inanan, güçlü kişilikler yetiştirirdi.
Bu blogu açma fikri de kendisine aitti. Yıllardır yazmamış olmanın verdiği eksikliği anımsattı bana. Hiç kimse okumasa da kendim için yazmamı öğütledi. Her gün yazmasam bile, illa ki aklının bir kenarındayım okumak için, ya yazmışsam?
Hayat, dostça bir dokunuşla daha anlamlı. Belki telgrafın tellerine kuşlar konar, kuştan korkan da darı ekmez... Sizin anlamınız, yeriniz, değeriniz bambaşka. Bu duygu, bizde asla değişmez...Telaşlısınız desek de, sizi ofise elinizde poşetlerle giriyorken seviyor gibi gözüksek de :) , anlatmaya çalıştığım nedenlerden dolayı da sevmekteyiz. İyi ki varsınız, hayatımızda hep var olun.
Sevgiyle ve bizimle kalın...
1.10.2014
Sonrası
Eylül bitti nihayet...
Sonra,
Hayat bizi en güzel yerlerimizden vurdu.
Acımasız,
Apansız,
Amansız,
Toz duman dağıldığında geriye kalan;
Bensiz bir senle,
Sensiz bir hiç...
Sonra,
Hayat bizi en güzel yerlerimizden vurdu.
Acımasız,
Apansız,
Amansız,
Toz duman dağıldığında geriye kalan;
Bensiz bir senle,
Sensiz bir hiç...
21.09.2014
Anlam
Kurduğum her cümlede seni çağırdım,
Gelmedin.
Anladım;
Bu Eylül de sözlükte yine yalnızlık demek...
Gelmedin.
Anladım;
Bu Eylül de sözlükte yine yalnızlık demek...
18.09.2014
Gelirsen...
Aylardan hüznün tam ortasındayız.
Kim bilir,
Belki yeni başlangıçlara açılır tüm kapılar.
Yokluğunun yansımaları silinir de,
Ansızın çıkar gelirsin bir gün.
Gözlerinin içi güler yine gözlerime bakarken,
Esmer güzelliğin, içimdeki karanlıkta parıldar,
Sözcüklerin telaşında anlatırım sana, yokluğunda dünya ve benim başımdan geçenleri.
Türlü hikayeler yaratırım, adınla birlikte aşka yol alan...
Ve daha neler neler...
Kim bilir,
Belki yeni başlangıçlara açılır tüm kapılar.
Yokluğunun yansımaları silinir de,
Ansızın çıkar gelirsin bir gün.
Gözlerinin içi güler yine gözlerime bakarken,
Esmer güzelliğin, içimdeki karanlıkta parıldar,
Sözcüklerin telaşında anlatırım sana, yokluğunda dünya ve benim başımdan geçenleri.
Türlü hikayeler yaratırım, adınla birlikte aşka yol alan...
Ve daha neler neler...
12.09.2014
Dediğin gibi olsun
Peki, baştan yazalım her şeyi.
Baştan başlayalım, ne değişir sence?
Sen, aynı sen
Ben, hiç değişmeyen.
Sadece yolun başına geri dönmek neye yarar?
Aynı hikayeyi tekrar yazmak seni çoğaltır, beni eksiltir.
Miş'li geçmiş zamanın kahramanlarıyız artık,
Bu Eylül bizi bitirir...
Baştan başlayalım, ne değişir sence?
Sen, aynı sen
Ben, hiç değişmeyen.
Sadece yolun başına geri dönmek neye yarar?
Aynı hikayeyi tekrar yazmak seni çoğaltır, beni eksiltir.
Miş'li geçmiş zamanın kahramanlarıyız artık,
Bu Eylül bizi bitirir...
10.09.2014
9.09.2014
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Ahmet Bey'in Anısına... Zamanın Dokunuşuyla
Yolculuğunuzun kilit noktalarında bazı insanlar vardır. Hayatınızda oldukları için mutlusunuzdur. Size anlam katarlar. Anlamınızı anlamanı...
-
Yolculuğunuzun kilit noktalarında bazı insanlar vardır. Hayatınızda oldukları için mutlusunuzdur. Size anlam katarlar. Anlamınızı anlamanı...
-
My heart wants to beat like the wings of the bird that rise. I hear the sounds of the forest. You exist in the softness of winds, You exist ...




