22.09.2013

Merhaba


Geçmişten ya da gelecekten, hayata dair beklentilerden, acılardan, sevinçlerden, dostluklardan, umutlardan çıkalım yola. İnsan kendisine küçük bir dünya yaratır, bu dünyanın içinde büyük umutlar besler, büyütür. Bizi biz yapan, yaşama dört elle sarılmamızı sağlayan da bu değil midir zaten? Doğumdan ölüme uzanan amansız yolculuğumuzda dibe de vururuz, göklere de çıkarız. Hayatımızın anlamını sorgulayıp onu çözebildiğimiz oranda mutlu yaşarız. Bitmeyen bir yolculuktur hayat. Şanslıysak yolculuğumuz esnasında aşık oluruz ve olunuruz...Sonrası; doyumsuz mutluluk, geçmeyen yaralar, bitmemiş hayaller, kırık kalpler, belki de iç içe geçmiş iki ruhtan ibarettir. Aşkın, insanın başına sadece bir kez geleceğine inanırım ben. Gerçek aşkın...Aşk var mıdır? Evet... İki ayrı dünyanın bir araya gelmesidir o. Bu dünyaların çekim gücünden oluşan tufandır, yangındır, sonsuz mutluluktur belki. Gözlerinde kaybolmaktır, anlamında boğulmaktır, güç almaktır varlığından, güven duymaktır. O yoksa sen de yoksun. Sen, o seni severken SEN'sin. Yaşadığın her an kalbine kazınır; özel olan, güzel olan ne varsa içinde hep o da vardır. Bütünün anlamı, kalbinin sana yansımasıdır. Hayatın en özel yanı, a ş k . . .
Şanslıysan, bulduysan sakın bırakma! Çünkü, onun yokluğunda bir daha asla sen de olmayacaksın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder