19.01.2014

Ağlamak istiyorum

Bugün, içimde dayanılmaz bir istek var ağlamak için. Baktığım her yerde, yaşadığım her şeyde içimden çılgınca akmak isteyen göz yaşlarımla savaşıyorum nedense. Ailemle birlikte çıktığım pazar tatili yolculuğunda, kendi içime doğru da kısa bir yolculuğa çıkıyorum sessizce. Babamın bizi çocukken götürdüğü şelaleye yakın bir yoldan geçiyoruz. Yıllar sonra tekrar gitme isteği uyanıyor ve yolu tarif etmesini istiyorum babamdan, baharda dostlarla gideriz belki diye. Küçük, güzel bir köyden geçiliyor. Uzak ve küçük köyleri hep sevmişimdir. Dağlara, ovalara serpiştirilmiş; avluları olan kerpiç, ahşap ya da taş evler...İçinde barındırdığı hayatları düşünürüm her geçtiğim köyde. Sakin, huzurlu bir hayatı çağrıştırır dar, toprak sokakları daima. Geçmişteki hayallerimi getirir bana uzaklardan, asla geleceğe uzanamayacak olan. Düşünüyorum, ağlamak istiyorum...

Anneannem yanımda oturuyor ve güneşli kış gününde yeşeren tarlaları seyrediyor çocukluğuna özlemle. Koyun sürüleri görüyoruz pek çok. Hemen anlatmaya başlıyor çocukken annesiyle bundan daha büyük sürüleri gütmeye çıktıklarını. Radyoda "Şükriye Tutkun Arda Boyları'nı" söylüyor, ağlamak istiyorum...

Babam, bir bebekmişim gibi pervane oluyor etrafımda. Cıvıl cıvıllar annemle birlikte yılların verdiği ağır yüklere rağmen. Kol kola yürüyorlar önümde. Bu manzaranın, benim için bir hayal olmamasına dair dualar ediyorum. Biliyorum ki akşam evimize gideceğiz, annem sabah işe giderken almam için sevdiğim gibi hazırlayacak yine sandviçimi. Masanın üzerinden alıp çıkacağım evden ve yine dualar edeceğim akşam geldiğimde bıraktığım her şeyi yerli yerinde bulabilmek için. Sıcacık yemekleri hazırlamış olacak bizim için annem. Gözlerim doluyor mutluluktan, ağlamak istiyorum...

Aile ile geçirilen zamanların önemi büyüktür. Sizin için yaptıkları her şey katıksız bir saflık ve sevgi içerir çünkü. Hayatı onlarla yaşamak, onlar için yaşamak, kendinize verilen en büyük ödüldür aslında. Yıpratmazlar, incitmezler, bağırlarına basarlar ve ne yaparsanız yapın affederler sizi. Geçmişe dönüp baktığımda her anlamda çok büyük bir sevgi yumağıyla sarılıp sarmalandığımı, bunun için de dünyanın en şanslı, en varlıklı insanı olduğumu düşünüyorum. Dönüp dolaşıp anlatmak istediğim şeyler aslında yine aynı ve yine çok basit. Zamanında yaşayamadığımız her şey, gelecekte sadece içimizi acıtır; ruhumuzda dolmayacak boşluklar, kapanmayacak yaralar açılır. Ben mutluyum. Ağlama isteğim bugün sadece yaşadıklarımdan ve mutluluktan. Geçmişimde gölgeler değil, güneşli günler var. Kaybettiklerim, yaşamım boyunca benim olacak benimle olacak sahici sevgilerdir. İçimde, güzel anıların antik kalıntıları var. Ağlamak istiyorum; ağlarsam her şey daha anlamlı olacak. Göz yaşlarım denizlere karışıp bir gün mutlaka hayallerime ulaşacak...








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder