24.09.2013

Geriye kalan sadece an'dır

Kaç kez başlarız hayatımıza en baştan yeni umutlarla, yeni insanlarla, yeni aşklarla? Geriye dönebilir miyiz olmayı en çok istediğimiz o büyülü an'a? Çılgınca koşsak, ağlasak, yalvarsak, ellerimizi açsak gökyüzüne ve istesek en içten dualarla? Her şeyimizi feda etsek, sevdiğimizin üzerine yeminler etsek, adaklar adasak olur mu?

İnsanoğlunun çaresiz kaldığı durumlardan biri de bu. Zamanı geriye döndürememek. Kim bilir belki yüzyıllar sonra bunu mümkün kılan bir zekaya erişilir ya da Tanrı acır acizliğimize ve bir yol gösterir bize. Geriye döndüğümüzü varsayalım; neleri değiştirmek isteriz ki yolunda gitsin her şey, sonsuz mutluluğu kucaklayalım. Gözümüzü kör eden neydi, nerede yanlış yaptık ki düzeltip hayallerimize erişebilelim. Doyumsuz olduğumuz için bu da yeterli gelmeyecek ve dokunduğu her şeyi küle çeviren zaaflarımız, bencilliklerimiz, kibrimiz ortaya çıkarak yine yakıp yıkacak, yine aynı pişmanlıklarla dolu olan sona ulaşılacak.

Doğru olan, an'ı zamanında yaşayabilmektir ve bu da gerçek bir meziyettir. Hiç bir şey aynı kalmıyor, hiç bir mutluluk da acı da sonsuza dek sürmüyor. Geçmişi geri getirebilmek asla mümkün olmuyor.

İnsanlar yaşar ve ölür. Geriye sadece anılar, an'lar ve tarihler kalır. Acı veren sonlardan mutlu başlangıçlar beklenemez. Mutluluğun öyküsüne ancak farklı bir yaşamda yeniden başlanabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder